27 Şubat 2010 Cumartesi

Sevmek Kadardır Yasamak

Neyse O'dur. Olduğu gibi gerçek, gerçekliğin ötesinde, onu anda canlı yapan sevgidir. Dokunmak gerçeğe, sevgiyle canlı canlı, onu yaşam yapar. Yaşamak o anı tüm duyularla armağandır varlığa varoluşun ve bütünün.
İnsanlar korkuyorlar. Kim ve neden olduğunu bilmiyorlar. Bilinmezlik adımlara yansıdığında suya basar gibi yalın, ama çıplak ayakları kalın tabanlı botlar koruyor. Nerede o ıslaklığın hafifliği, nerede o serinliğin dinginliği ? Halbuki bastınmı kaygan, ıslak yollara çıplak yalın ayak tabanlarıyla, hissetmek serinliği ve dinginliği, adımlar hızlanır ayaklar daha köklenir ana toprağa. Su akışı yardım eder bir melek gibi, yumuşatır tüm duyuları, adımları. Haliyle insan yolunda giderken ne koşar hızlanır aniden, ne titrer yavaşlar, ne de sendeler düşer. Botsuz, tabansız, kalıpsız, korunaksız en saf ve cesaretli hali onun en güçlü halidir. Bütün güç onun güçsüz görünen halinin gerçekliğinde gizlidir. Sevgi yolundadır, anın canlılığı sevgisi ile beslenir. Bıraktığı izler belki geride kalmıştır, ama arkadan gelenler için en sevgi dolu gelecek olacaktır. Her anda her bir kişi kendi anını görse de, iz bırakmak diğer anların onurunu yüceltir. Bu izler ne kadar sevgi ile dolarsa, her "an" o kadar "sevgi" olur. Sevgi her anı her zamanı sarar. Gelecekten gelen izler bu anda bizi, bizim bıraktığımız izler sonraki geleceği sevgi ile sarar. Bu sevgi zinciri sonsuzluğa uzanır. O sonsuzlukta kenetlenir, aynı zincir üzerinde akan sevgi, döner dolaşır, diyarlar gezer, gelir ve yine bizi bulur...
Sevgiyle,
Sebnem 23-08-09

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme